soğuk gibi duran insanın canpare çıkması. fakat sempatisini kazanmak için 1 yıl koşturup friendzone yedim lan.
yine de arkadaşım diye seviniyorum muhabbeti bu kadar iyi bi insanla vakit geçirmek eğlenceli. koca üniversitede başka insan yok öyle. ben bulamadım ya da.
kesin ben bulamadım.
zaten bi yere kımıldadığım yok kalabalıktan gürültüden kaçıyorum.
tatil yaklaştı oyunlarıma kavuşmama az kaldı. bilgisayarımın bozuk olması ve oyun oynamama elvermiyor oluşunu evdeki bilgisayar ödeyecek. 3 ay boyunca hayvanlar gibi oyun oynamayı planlıyorum.
total grade nedir? toplam puan. şimdi bunu gel de ingilizce hocasına açıkla. 3 saat boyunca gözünün önünde yazdığım essayi sırf iki tane outline taslağı yok diye hiçe sayıp normalde 11 puan vermesine rağmen toplam puanıma sıfır vermiş allahsız. çılgınca koşup gösterdim ikinci taslağı öyle puan verdi. onu dosyaya koymayı unutmuşum diye neler yapmış neler. götoş.
şenlikler geldi geçti yurttan dışarı adım atmadım şenlik süresince. böyle de bi adamım ben.
buraları da boşladım. hiçbi halt yazmaz oldum. ama içimden gelmiyor lan yoksa bak yazıyorum işte.
pewdiepie diye bi adam var youtubeda. onu izleyin çok komik.
haa bi de toradora diye bi anime izledim. çok fenaydı lan. onu da izleyin bence.
oda arkadaşımın iyice sinirlerimi bozmaya başladığı zamanlarda 5 günlüğüne gitmesi ardından geldikten 2 gün sonra tekrar 5 günlüğüne gitmiş olması beni nasıl sevindiriyor hayal edemen. yalnız en çok sinirimi bozan oda arkadaşım ısrarla kalıyor şöyle bi siktir olup gitse keşke.
tin whistle aldım. irlanda kavalı. çok şukela çok güzide ama çalmaya başlayamadım doğru düzgün. çünkü oda arkadaşım günde 20 saat uyuyor. mına koduum ya.
sinirliyim ben.
ama bi yandan da böyle bi garip hallere girdim. kafam hepten karman çorman olunca buralara hiçbir şey yazmadım. içimden de gelmedi. bir sürü şey oldu bitti aslında. en başta sınavlar var tabi hohoho. resmen hiç gerilmeden stres yapmadan girdim çıktım sınavlarıma. bi tanesinden de eşşek gibi çalışan tiplerden daha yüksek aldım fuck yeah bitches diye gezdim birkaç gün. diğerleri ne oldu belli değil.
SEVDİĞİM KIZ BANA ABİ DEYİNCE.
moralim bi bozuldu bi toparlandım kendime geldim şimdi bozuk mu moralim yoksa keyfim yerimde mi hiç belli değil. kafam sikildi resmen.
çok çılgın bir kararla japonca öğrenmeye başladım. ezberlenecek binlerce zımbırtısı varmış hafiften tırstım ama belli bi düzeye kadar öğrenmeye çalışıcam. yazın da latinceye başlıycam. sonra osmanlıca tekrarları. çılgın atmayı planlıyorum resmen.
bi de japonlar bi sempatik buluyor bi seviyor beni nedendir anlamadım. eşşek yüküyle param olduğunda ilk iş japonyaya gitme kararı aldım bu yüzden.
bahar geldi insanlar şenliklere kim gelecek diye konuşuyorlar. ne zaman duysam bitch please moduna giriyorum. şenlikler boyunca yurttan çıkmayıp sadece anime izlemeyi düşünüyorum. geçen yıl zorla çıkarttılardı dışarı ama bu yıl yoo dostum yoo diyeceğim.
ne zamandır doğru düzgün müzik dinlemiyordum hep aynı şeylere tıkılıp kalmıştım. bir haftada birbirinden canpare gruplar dinledim kendime geldim resmen. özlemişim lan.
benden bu kadar.
saygılar sevgiler.
yalnızca bir haftada yemeğe 110 lira harcamış biri olarak ayı olduğumu kendi kendime kanıtladım. ondan sonra resmen göbeklendim lan resmen yanaklarım dev gibi oldu diye sinirleniyorum.
sınavlar bir hafta sonra başlayacak ben en iyisi bir hafta önceden çalışmaya başlayayım ki konulara rahat rahat bakayım sıkıntı yaşamıyim demiştim haftanın başında. daha çalışmış değilim. tembelliğimden kurtulduğum gün çok başka bir gün olacak böyle ne bileyim acayip bir gün olacak işte.
ulan hamiyet ne bu vaziyet bu ne rezalet ne bu eziyet
korku oyunlarının videolarını izlemeyi hep bi sevmişimdir eğlenceli gelmiştir. yutupta birini keşfettim geçen gün. adam gerçekten aşırı korkunç oyunlar oynuyor ve adamın tepkilerine mi gülsem oyundan korkup çığlık mı atsam ortada kalıyorum. ne eğlenebildim ne korkabildim böyle bi saçmasapan bir şey oldu. adamın fıçılardan nefret ediyor oluşu ve her karşısına fıçı çıktığında “BARRELS!!!!” diye bağırması her seferinde yerlere yatmama sebep oldu ama.
oda arkadaşlarımdan birinin yurttan çıkması sonucu 4 kişilik odada resmen tek kişi yaşıyor gibiyim. çünkü biri ortam çocuğu sürekli dışarda hep geç geliyor. diğeri desen odada olduğunda sadece uyuyor sesten de asla rahatsız olmuyor. çok rahatım artık. REİSİM BEN.
hee bi de şöyle bir şey var ki midem alt üst oldu tamamen. artık tatlı şeyler direkt ağzıma sıçıyor. şöyle keyif için bi çikolata bile yiyemiyorum lan.
benden bu kadar.
saygılar sevgiler.
“yarın yapabileceğim işi neden bugün yapayım ki?” böyle bir söz duydum bi animede. anında benimsedim çok sevdim. uyguluyorum hatta. mesela outline çıkarmam gerek. ama nasıl olsa yarın yapabilirim diye uğraşmıyorum şimdiden.
resmen kafam karman çorman oldu yine. her yanım egzama. hep oyunsuz kaldığım için oluyor bunlar galiba.
haftasonu evime gidicem diye anamı aradım. dedim bak bana güzel şeyler yap. doğru düzgün yemek yiyim. pilav üstü tavuk yapıyim sana dedi. bir an vazgeçecek oldum gitmekten. sonra dedim gidiyim en iyisi. bi de en über arkadaşım avusturyadan kalkıp geliyor. onu görmem gerek. tavlada yenicem allahsızı.
bi de bir şey dikkatimi çekti. takipçi sayım resmen 2 günde bir defa olmak üzere 1 kişi azalıyor. çok acayip lan. giderek iğrençleşiyor muyum nedir olay anlamadım.
dert olmuş içime.
ben bi sigara içeyim bunun üstüne.
saygılar sevgiler.
oda arkadaşlarımdan birinin burun çekme sesi o kadar korkunç ki o kadar olur. temizlik takıntısı da olduğu için sene sonunda koçum benim diye sırtına bi tane geçirip bwahahahaha diye gülerek kaçıcam. o sırada sinir krizi geçiriyor olacak peşimden de gelemez. oturdum bunları düşünmeye başladım artık.
bir diğer oda arkadaşımsa horlamanın dibine vuruyor. dinlediği şarkılar desen onlar da sikimsonikliğin dibine vuruyor. aynı sikimsonik şarkıları bi de alarm yapıyor ve sırf trollük olsun mudur niyedir bilemedim tam da benim uyanacağım saatten sayıyla da rakamla bir saat önce çalıyor alarmı. kolaysa sinirlenme ve sakinliğini koru. her sabah baş ağrısıyla kalkıyorum yataktan.
sonuncusu ise pisliğin dibine duruyor. odada 1 haftalık lahmacunun ne işi var lan?!
ahanda böyle sebepler yüzünden eeeh sikerim yurdu diyorum çıkacağım diyorum. sonra beraber eve çıkabileceğim tek insanın avusturyada okuyor olduğunu hatırlayıp biraz daha dayanayım nasıl olsa az kaldı bu dönemin de bitmesine diyorum.
bari önümüzdeki yıl gelecek olanlar doğru düzgün tipler olsa. sıkıntılı insan istemiyorum lan odamda.
evet odam. şu anda odanın reisiyim ulen.
derslerin hoca kaprisleri üzerine gelişiyor oluşundan nasıl nefret ettiğimi bir essay üzerinden açıklayacağım sevgili eng102 hocam.
bu haftasonunu verimli geçiricem lan. böyle de bir karar aldım. iki gün boyunca çılgın atmayı düşünüyorum.
iyi geceler.
ne zamandır hiçbir şeyden bahsetmiyorum laan.
resmen uğraş sahibiyim. senseimin verdiği ruhsal eğitim sayesinde artık çok ciddi çok acayip bir şey üzerinde çalışıyorum. ama söylemeyeceğim yohohoho.
bu dönem günü gününe çalışıcam lan ben demiştim ancak resmen bütün derslerden soğuduğumu farkettim. hatta sırf canım çok sıkılıyor diye gelmiş geçmiş en gereksiz derslerden olan türkçeyi bırakma kararı vermek üzereyim. hoca da dersi öyle bi ciddiye alıyor ki aklım durdu. derste dilekçe yazdırmak nedir lan?!
bi de şöyle bir şey oldu. sensei dediğim insan resmen iyilik saçıyormuş etrafına da haberim yokmuş. kendisini en son sırtımda taşıyacağım her yere. başka ne yapsam diye düşünüyorum da aklıma hiçbir şey gelmiyor. en iyisi sırtımda taşımak evet.
assassin’s creed 3 de geliyormuş ya hadi hayırlısı. mümkünse oyun motoruna ve oynanışa ellerini sürmeden geliştirsinler derdim de yamulmuyorsam son 3 yıldır bu oyun üzerinde çalışıyormuş ubisoft. kim bilir ne hale sokmuşlardır seriyi. gerçi seri efsaneler arasındaki yerini çoktan almadı mı? hem de nasıl aldı.
bilgisayarımda oyun oynayamıyor oluşuma da yine sensei bir çözüm getirdi ki kedi canını yemeyi ciddi ciddi düşünmeye başladım.
ne sensei imiş be.
osmanlıca hocasının dersimize gelip öylece oturması, biri konuşurken de bakıp tıs tıs tıs diye gülmesi. adam troll olarak geldi resmen derse. neyin peşindesin lan allahsız?
şimdi gidip yepisyeni uğraşımla ilgileniyim. yapılacak çok iş var!
saygılar sevgiler.
bugün yine benden hiçbir bok olmayacağını farkettim. ne gereksiz herifim lan.
geçen hafta çok acayip geçiyordu ya hani diyordum sürekli, bu hafta da çok acayip geçiyor lan. bakalım haftasonu ne gariplikler olacak çok heyecanlıyım. bu defa gökten lightsaber inerse ve hatta hatake kakashi gelip yürü len naruto seni bekliyor taş kağıt makas oynayacaksınız dese şaşırmam.
furuichi eski pazar demekmiş japonca.
hakiki japonla tanıştım. yeryüzünün en tatlı insanı çıktı. her ne kadar arada sırada lafı götünden anlasa da her sugoi dediğinde ben başka bir boyuta geçtim. öyle tatlı bir insan yani. kendisine istediği kadar anime indirebileceğimi söyleyince de ne yapacağını şaşırdı. sonra da japonya’ya gittiğimde akihabara’da beraber gezme sözü aldım.
yarrak giderim ben japonyaya mına koyim ailem de ne zamandır japonyaya gitmemi istiyordu zaten.
bilgisayarım o kadar bozuk ki oyun yükleyeyim dedim fakat açılmıyor. sikimsonik hata mesajlarına türlü çözümler getirmeme rağmen açılmadılar. yükledim sildim yükledim sildim. şimdi bi umutla yine oyun indiriyorum da umarım açılır bu defa. ulan oyunsuz kaldım resmen. animeler de olmasa ne bok yerim hiç bilmiyorum.
9gagde zombiler karşısında solunuzda duran ilk nesne silahınızdır diyor da direkt sandalyeyle mi girsem yoksa plastik bıçakla mı karar veremedim. ya da yok en iyisi kül tablası atayım kafalarına.
oha mouse da varmış lan!
ben en iyisi dragon ball izleyeyim. hepten unutmuşum ve en baştan başladım. son goku’yla maceradan maceraya koşmak ne güzelmiş. dıt dıt dıt dıdıt. dıdıdıt dıt dıdıt.
naruto üzerine kafa patlatmaca - 2
baştan söyleyeyim yine eğer naruto’nun son sayısını okumadıysanız hiç bulaşmayın bu yazıya hiç küfür yemek istemiyorum çünkü.
şimdi son sayıda yine serinin başlarından beri asla kurtulamadığımız herif orochimaru’yla alakalı gelişmeler oldu. gerçi neyin ne olduğu tam olarak net değil ancak suigetsu bir şey buldu ve çok sevindi. orochimaru bunu bile düşünmüş mü gibi bir tepki verdi ve sasuke’ye güzel bir hediye olacak dedi. sasuke o sırada zetsu klonlarıyla karşılaştı ve alayını öldürüp yoluna devam ediyordu. savaşın gidişatı naruto için fena değil şu sıralarda çünkü kurama’yla bağını kuvvetlendirdi ve bijuu moduna geçebiliyor. ayrıca diğer bijuular da naruto’yu destekliyor. naruto hepsinin chakra bağlarını kopardı ve tobi onları kontrol edemiyor. bütün bijuular şimdi o dev heykelin içinde tekrar. ve bu sırada diğer bütün birlikler de naruto’nun yanına gönderildi bütün güçler tek bir tarafta toplanacak. yalnız görmediğimiz bir bijuu var ki o da shukaku. gaara onun jinchuurikisiydi. diğer bijuuları heykelden bağımsız olarak kullanmak için hepsini jinchuurikilerin içine yerleştirmişti tobi. acaba shukaku için bir jinchuuriki bulma zahmetine girmek mi istemedi yoksa onu joker olarak mı tutuyor elinde belli değil. sanırım bütün güçler naruto’nun yanında toplanınca ortaya çıkacaktır. belki de tobi çok başka bir jutsu kullanır görmediğimiz cinsten.
bunların dışında itachi kabuto’nun kontrolünden çıkmıştı ve kabuto’yu öldürmeye gidiyordu. tam bu sırada da yolları sasuke ile kesişti. sasuke hemen farketti itachi’yi ama itachi farketti mi etmedi mi bilemiyoruz. yeni sayıda netlik kazanacaktır. eğer durup konuşurlarsa acaba itachi sasuke’yi doğru yola çekebilir mi çekemez mi merak konusu. sasuke’nin içindeki intikam duygusunu yok edebilecek tek kişi itachi bana göre. tobi’nin etkisinden sasuke’yi bir tek o kurtarır diye düşünüyorum. eğer öyle olursa ikisi birlikte gidip kabuto’yla kapışabilirler. yalnız bu kabuto adlı herif ne yapar eder ikisini de alt edebilir gibi geliyor bana. hatta elinde eminim ki başka edo tenseiler vardır ve itachi & sasuke ikilisi gelirse onları duygusal açıdan çökertmek için anne ve babalarını diriltebilir. kabuto’yu kimin nasıl durduracağını her şeyden daha çok merak ediyorum desem yeridir. çünkü kabuto bu. adam manyak. ne yapıyor neyin peşinde hiç belli değil tam olarak. bakalım itachi onu alt edebilecek mi. veya itachi hiç ulaşamayacak mı ona.
gelelim savaşın diğer tarafına. uchiha madara vs. beş kage. bütün kageler bir olup madara ile dövüşmekteler ancak madara hepsini de harcıyordu son gördüğümüzde. ayrıca üzerindeki zırh parçalandıktan sonra gördük ki hashirama’nın dnasının olduğu her yerde gördüğümüz gibi hashirama’nın yüzü madara’nın göğsünden çıkmış. madara çılgınlar gibi mokuton kullanabiliyor zaten. kabuto’nun elindeki en iyi edo tensei madara şu anda. kendisi de bunu söyledi ve yenilemez olduğunu da ekledi. gerçekten de madara zaten aşırı güçlü bir ninja ve bir de hashirama gibi gelmiş geçmiş en güçlü ninjanın dnasını da almışken yenilmez birine dönüştü. kageleri tek tek harcayabilecek bir güce sahip. gerçi tsuchikage en son bi silkelendi eeh eytere be diyip üstüne sağlam bir jutsu attı ama işte sadece zırhını parçalayabildi. madara’yı kim nasıl yener bilemiyoruz. belki de kimse yenemez ve kabuto ölene kadar kageler onunla dövüşmeye devam eder. kabuto ölünce de madara da ölmüş sayılır.
olası bir ölüme geçeyim şimdi de. burada sasuke’nin itachi’yle durmadan konuşmadan ilerlemiş olduğunu varsayalım. büyük olasılıkla kakashi’nin öleceğini düşünüyorum. kakashi zaten chakrası az bir ninja olarak savaşın başından beri chakrasını büyük ölçüde harcamıştır. ki gitti bijuularla kapıştı bi de. sasuke’yle karşılaşmasında susanoo’nun chakra okunu neredeyse yiyecekti ve son anda kurtarmıştı kendini. sasuke artık eternal mangekyou ile iyice coşup kakashi’yi harcayabilir. tabi böyle bir durumda gidip masashi kishimoto’yu bulup döverim. ama kakashi’nin ölme ihtimali çok yüksek. kendisiyle sarutobi hiruzen arasındaki benzerlikten dolayı durum böyle olabilir. hatırlayın sarutobi de öğrencisinin elinde ölmüştü. kakashi için de aynı şey geçerli olabilir.
neyse benden bu kadar. ca naa.
fringe’de ne zamanki observerlar ön plana çıkar işte o zaman dizi kafamızı siker. o nasıl bölümdü lan öyle?!
bir dönem boyunca 7 kilo aldıysam acaba bu dönem istikrarlı bir şekilde kilo almaya devam eder miyim acaba? bugün yediğim 1.5 porsiyon kuşbaşılı kaşarlı pideye sorayım ben bu soruyu en iyisi.
dün oda arkadaşım bilgisayarın başında öleceksin bir gün dedi. düşündüm hakkaten lan kesin ölümüm öyle olacak dedim. zaten ben bir gün gelecek kalkamaz olacağım oturduğum yerden çünkü bütün vücudum kireçlenecek. beni oturur halde kaldırıp götürecekler.
hafta bitti bitiyor ama gariplikler bitmek bilmiyor. yarın da bir şeyler olur kesin. ulan ne acayip bir hafta geçiriyorum böyle ya yakında kafayı yerim ben.
bugün ders çalıştım resmen!
saygılar sevgiler.
kampüste yaşamak şahane ama 5 dakikalık bir iş için boş günümde dışarıya çıkmak zorunda kalmayı hiç sevmiyorum. şöyle 1 saatten uzun sürecek bir şey olsa sorun değil de 5 dakikada halledilen iş için çıkmak korkunç.
tamam tembel olduğum için şikayet ediyorum bu durumdan.
haftasonu resmen ders çalışacağım lan!
anime manga izlenimlerimi bir türlü yazamıyorum. gerçi genel olarak pek bir şey yazmıyorum artık niye böyle oldu hiç bilmiyorum. ama anime izlemekten başka hiçbir şey yapmadığım için böyle oluyor da olabilir. bi de yazacak bir şey olmuyor.
gerçi bu hafta ilk gününden itibaren öyle bir garip geçmekte ki kesin çok kötü bir şey olacak. her yanımızı zombiler sararsa hiç şaşırmam. hazırlıklıyım öyle bir duruma karşı zaten. dolabımda elektrikli testere var.
şimdi bu hafta neler oldu az biraz bahsederdim de ben çoğu şeye saçmasapan şekilde anlam yüklediğim için bahsetmeye gerek duymuyorum. bi de birine ne düşündüğümü söylersem kesin tersine döner diye tırsıyorum. sinsi gibi olmam gerekiyor bu yüzden.
önüm arkam sağım solum essay.
türkçe yazamayan adamın ingilizce yazabilmesi beklenir mi hiç?! gerçi benim işim hep yazmak olacak da daha kendimi geliştirebilmiş değilim ki. bakalım bu dönem nasıl geçecek. ortalamamı yukarı çekeceğim ama mutlaka!
ben şimdi kaçayım da anime izlemeye devam edeyim.
saygılar sevgiler.
ca naa.